26 Şubat 2025 04:15
/
Güncelleme: 07:16

Zulme karşı bir manifesto: ‘Hasan Hüseyin Korkmazgil’

Yaşamak ve yazmak eyleminin iç içe girdiği bir yaşamı olur Korkmazgil’in, sınıfının mücadelesinin, kavgasının tok ve yürekli bir sesi oluverir.

Zulme karşı bir manifesto: ‘Hasan Hüseyin Korkmazgil’

Hasan Hüseyin'in şiir kitapları İş Kültür Yayınları'nın Modern Türk Edebiyatı Klasikleri serisinde yayımlanmaktadır.

Tarık Özyıldırım
tarikozyildirim3@gmail.com


“Gerçek bir emekçi halk çocuğudur ve sınıfının bilincine kitaplardan değil, bu sınıfın alın yazısını yaşayarak varmış bir kimsedir… Bu halkın özlemini, umudunu, sevgi, acı ve öfkesini, sıkıntısının ve kurtuluşunu şiir diliyle söyleyendir.”¹ Azime Korkmazgil, hayat arkadaşı, yoldaşı Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’i bu sözlerle tanımlar. Eşinin de dediği gibi yaşamak ve yazmak eyleminin iç içe girdiği bir yaşamı olur Korkmazgil’in. Bir taraftan yaşar bir taraftan yazar Korkmazgil ve sınıfının mücadelesinin, kavgasının tok ve yürekli bir sesi oluverir.

Çalınmış bir çocukluk

Yokluklar içinde 1927’de Sivas’ın Gürün ilçesinde dünyaya gelir Hasan Hüseyin Korkmazgil. “gürün’de doğdum/ allahın bol/ yoksulluğun kol gezdiği / babanın ağıt/ ananın ağıt düzdüğü …”¹ Korkmazgil, doğduğu ve yaşadığı toprakları, bu dizelerle dile getirir. Çocukluğunun yoksunluğunu, yoksulluğunu kalemiyle yaşatır bize; gözümüzde canlandırır insanoğlunun dramını. Çalınmış bir çocukluktur Korkmazgil’inki: “mutlu günlerin dışında/ ekmek kavgasının içinde doğdum/ tutsak sabahlar yaşadım/ masmavi özlemlere kandım/ kavak yapraklarında sakız gibi güneşler/ yitik bereketler arkasında çırçıplak/ düşlerle savrulup gitti çalınmış çocukluğum…”¹

Korkmazgil; şiire, edebiyata; daha çocukken evlerinde toplanan köylülere halk hikayeleri okuyarak başlar. Kimi zaman Kerem ile Aslı’dan, kimi zaman Tâhir ile Zühre’den okur. “1927’de Gürün’de doğdum… Zengin bir doğanın kucağında, yoksul bir sosyal çevrede, renkli bir çocukluk geçirdim. Çok masal, türkü söyledim… 1939 Erzincan depremine bir ağıt yaktım. Giderek şiire yöneldim.”

Hasan Hüseyin Korkmazgil, çocuk yaşlarda, ağaçların tepesinde Stendhal, Dickens, Hugo, Yunan klasikleri okur. Gençliğinin ilk dönemlerinde ırgat pazarlarını, işçi kahvelerini dolaşır, kendi deyimiyle bilinçlenmeye, başkaldırıya giden yolu arşınlamış olur. Korkmazgil, zulüm zulüm üstüne dediği bu topraklarda türkü söylemenin, umudun türküsünü söylemenin bir görev olduğunu düşünerek şiire adar kendini. Kendini adadığı bu yol, Korkmazgil’i gözaltılara, tutuklamalara, hapse mahkum eder. Eşi Azime Korkmazgil, bu dönem için baskı ortamına dair şunları söyler: “Hasan Hüseyin, ta 1951 başlarında insanı; karanlığa, açlığa, işsizliğe, yalnızlığa iten bir suçla -evet komünistlikle- suçlanmış.” ¹ Korkmazgil’in hapisle, mahkemelerle haşır neşir olduğunu şair dostu Mehmed Kemal’in şu sözleri açığa çıkarır: “Kendisini ne zaman görsem ya mahkemeye gidiyor ya da mahkemeden geliyor.”¹

İlk çocuğum Kavel

Hasan Hüseyin, 1954-1960 yılları arasında işsizliğin, parasızlığın, açlığın en derinini yaşar. “Komünist damgasıyla” hiçbir işe kabul edilmez. Bu dönemde ekmeğini kara kalem portreler yaparak sağlar. Bu arada içindeki şiir tutkusuyla onlarca şiir kaleme alır. Bunlar, 1959’dan sonra Dost, Varlık, Ataç, Yön, Sosyal Adalet gibi dergilerde okuyucunun karşısına çıkar.

Korkmazgil’in yayımlanan ilk şiiri “Ağustos Şiiri” olur. İlk şiir kitabının da Hiroşima olması planlanırken 1962’de Düşün Yayınevinde çıkan yangınla kitap basılmadan yok oluverir. Arkadaşı Avukat Halit Çelenk’in isim babası olduğu “Kavel” adlı ilk şiir kitabını ise 1963’te çıkarır. Kavel bir grevin türküsüdür, Kavel Fabrikasında 36 gün direnen işçilerin zafer türküsüdür. İnsana güç veren, insanlığı yüceltmenin türküsüdür: “ve soluğum tükenmedikçe bu doyumsuz dünyada / güneşe karışmadıkça etim/ kavel direnişçilerinin türküsünü söyleyeceğim.”¹

Kitap 1964’te Yedi Tepe Şiir Ödülü’nü alır ve ardından Korkmazgil’in şiir ırmağı bütün hızıyla akmaya devam eder: “Temmuz Bildirisi”, “Kızılırmak”, “Acıyı Bal Eyledik”, Haziranda Ölmek Zor”, “Acılara Tutunmak” gibi ardı ardına önemli şiir kitaplarına imza atar Korkmazgil.

1966’da Kızılırmak yayımlandıktan kısa bir süre sonra kitap hakkında toplatılma kararı verilir. “anlamak yasak değildi benim ülkemde /anlatmak yasak”² dizeleri de TCK’nin 142 maddesi gereği derdest edilir. Korkmazgil gözaltına alınır ve 1967’nin başlarında üç ay Ankara Ulucanlar Cezaevinde kalır. Sonradan tutuksuz yargılanmasına karar verilir. Dikenli tellerin üstünde yürümenin sancısını yaşasa da bütün zulümleri göğüsler her seferinde Korkmazgil ve kendi gibi acıyı bal eyleyen Türkiye halklarının hikayesini kaleme alır: “ekilir ekin geliriz/ ezilir un geliriz/ bir gider bin geliriz / beni vurmak kurtuluş mu/ kör olasın demiyorum/ kör olma da / gör beni.”³

Herkesin şiirini yazdı

Karacaoğlan’dan, Pir Sultan Abdal’dan, Dadaloğlu’ndan günümüze akan coşkun bir ırmağın ozanıdır Korkmazgil. Acılara tutunarak yaşayanların, bir yanı yaprak döken, bir yanı bahar bahçe olanların ozanıdır. Herkesin sesine ses veren bu ozan, 26 Şubat 1984’te bundan 41 yıl önce aramızdan ayrılır. Henüz 57’sinde göçüp gitse de bu dünyadan, mutludur Korkmazgil çünkü o, halkının sevgisinden payını çoktan almıştır, Türkiye’nin, Türkiye insanının türküsünü yazarak.

“ve işte türkiyeliyiz / hani derya içre olup da deryayı bilmeyen balıklar gibiyiz / hamsiyiz karadeniz’de / çukurova’da pamuk / uzunyayla’da buğdayız / ege’de tütün / sınırboylarında gözükara kaçakçılarız/ istanbul’da kadillaklı karaborsacı  / ve doğu dağlarında koçero’larız / eşsiz bir güzellikle çarpılmış gibi  /uyumuşuz yoksulluğun körmemelerinde / çalışkanız / filozofuz / dostuz / bütün sömürülenler gibi ezik /bütün uyananlar gibi kızgın ve doluyuz…”²

¹ Hasan Hüseyin Korkmazgil, Kavel, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1. baskı, İstanbul, 2024

² Hasan Hüseyin Korkmazgil, Kızılırmak, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2. baskı, İstanbul, 2024

³ Hasan Hüseyin Korkmazgil, Acıyı Bal Eyledik, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 3. baskı, İstanbul, 2023

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yasak çuvala sığmıyor

Yasak çuvala sığmıyor

KAMUAR’ın hesaplamalarına göre son bir yılda meyve fiyatları yüzde 154.5, sebze fiyatları yüzde 116.5, gıda fiyatları ortalama yüzde 70 arttı. Hane halkının bir yıl sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 59’u, işçilerinki ise yüzde 62’yi aştı. Emekçiler için bıçak kemikte! Yasak, tutuklama, işten atma tehdidi işçilerin harekete geçmesini durduramıyor.

Has Çuval 37 ülkeye ihracat yapıyor.

İstanbul Sanayi Odası nın ikinci en büyük 500 listesinde.

Has Çuval'ın iki fabrikasında 600 işçi fiili greve katıldı

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et